SÜMEYYE DİYARI

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NAMAZ VAKTİ

FACEBOOK SAYFAMIZ

Aktarmak İçin Dolmalıyız

Efser Selamet

11 Ekim 2011, 10:26

Efser Selamet

“47 yaşında 25 yıldır İslâmiyet adına bir şeyler yapma mücadelesinde olan bir bayanım. Evli ve 3 çocuk annesiyim. Şimdiye kadar çok uğraştım mücadele uğruna ama artık yorulduğumu, yıkıldığımı hissediyorum. Eşimin desteğini de göremiyorum. Çocuklarım deseniz, hepsi kendi halinde. Ev gezmelerine gittiğimde daha ziyade düşüncelerimi yansıtıyorum eşe dosta ama artık anlatacak kadar dolu hissetmiyorum kendimi. Onu da bırakın, söylediklerimle çelişiyorum genelde. Yaşadıklarımla söylediklerim pek örtüşmüyor anlayacağınız. Bu halde olunca da pek inandırıcı olamıyorum."

Dolmadan aktaramayız. İnsan olarak durduğumuz yerde dolmak gibi bir özelliğimiz yok. Mutlaka manevi kaynaklardan şarj olmamız, dolmamız gerekiyor. Fıtrat olarak hiçbir şeyin yardımı olmadan bile Allah’ı bulabilecek özelliklere sahibiz. Böyle bir fıtrata sahip iken hiçbir çaba sarf etmemek, kendimize ilmi yatırım yapmamak, kendimize yaptığımız en büyük eziyettir. Bir kitap okuyunca, bir sohbete katılınca, bir olaya tanık olunca, o an dolduğumuzu hissediveriyoruz. Ama ya sonra. Yine eski halimize dönüyoruz. Bu sendromu aşmanın yolları şöyledir; Sürekli Allah’ı anmak, düşünmek ve zikretmek. Her anımızda O’nunla dolu, hem dem olmalıyız. İslâmiyet, kâl ilmi olduğu kadar hâl ilmidir de. Söylediklerimize inanmaz isek yaşantımıza yansıtamayız. Sözlerimiz ile yaptıklarımız çelişmemeli. Çelişki, hem bizi hem de karşımızdakileri inandırıcılıktan uzaklaştıracaktır.

Yorulduğunuzu, yıkıldığınızı hissetmeniz gayet normal. Bir bina düşünün; 47 yıllık bir bina. Hiçbir tadilat, bakım yapılmamış bu binaya. Sürekli de insanlara hizmet veriyor bu bina. Ne olur? Bina kendisinden verir. Hizmete devam eder ama boyaları dökülür, temeli çürür… Son noktayı merak mı ediyorsunuz? Ben etmiyorum. Son durumu görmeden evvel önlem almalıyız. Dolmalıyız yani. Her ne şekilde dolmaktan hoşlanıyorsanız, o şekilde dolun. Yeter ki dolun!

Eşinizin, çocuklarınızın size destek olmadığını söylemişsiniz. Elbette onların desteği sizi daha da azmettirir. Lakin, bu hayat serüveninde yalnızız ve yalnız gideceğiz. Tek dost Allah’tır. Onların size destek olmaları, kendilerinin menfaatinedir.

Siz doğru bildiğiniz yolda, insanlara faydalı olabileceğinizi düşündüğünüz şekilde ulaşmaya devam edin. Bu arada dolmayı da ihmal etmiyorsunuz tabi ki. Pes etmek yok. Bu dünyaya mücadele etmek için geldik. Yılmak yakışmaz bize. Siz bir adım atın, gerisi gelecektir. Allah, doğruların yanındadır…

Ne Mutlu Size

“Benim 3 tane kız çocuğum var. Büyük kızım aldığımız hiç bir şeyi beğenmiyor. Henüz 6 yaşında. Sebepsiz yere ağlayıp duruyor. Bu konuda ne yapabilirim? Diğer kızlarımda hiçbir problem yok. Fakat büyük kızım sürekli mızmızlanıyor ve çektirmediğini bırakmıyor. Annesi de ben de ne yapacağımızı şaşırdık. Her istediğini yapmaya çalışıyoruz. Bu sefer de onları beğenmiyor. "

Üç kız çocuğunuz var. Eğer onları Allah’ın dilediği gibi yetiştirir ve büyütürseniz ne mutlu size… Büyük kızınız altı yaşında olduğuna göre diğer iki çocuğunuzun yaşça araları da az olsa gerek. Diğer çocuklarınız kapris yapacak yaşa henüz gelmemiş ve belki de ablalarından fırsat bulamıyor olabilirler. Büyük kızınızın sebepsiz gibi görünen ağlamalarının arkasında; Diğer kardeşlerini kıskanma yatabilir. Evin tek çocuğu iken bir de bakıyorsunuz ki anne – babanızca size sunulan ilgi ve sevgiyi paylaşan iki kişi daha. Bu duygu içerisinde olması muhtemel büyük kızınızın ağlamaları sebepsiz değil anlayacağınız. O’nu anlamalı ve anladığınızı belli etmelisiniz. O yaştaki çocuk bunu anlamaz demeyin. Siz O’nu büyük bir insan gibi karşınıza alın ve konuşun. O’na ne kadar değer verdiğinizi. Kardeşlerini de sevdiğinizi fakat her kardeşin yerinin ayrı olduğunu anlatın. Kardeşleriyle ortak organizasyonlar düzenleyin. Kardeşler arası bağı kuvvetlendirmek için şimdiden çalışmalar yapın. Onları bir araya getirip, onlara masallar okuyun. Seçtiğiniz masalların kardeşler arasındaki anılardan oluşmasına dikkat edin. Onların hayal güçlerini kullanabilirsiniz bu şekilde. Böylelikle de kardeşler arasındaki bağı kuvvetlendirmiş olursunuz. Çocukların veya büyüklerin, her istediklerinin olmayacağını bilmeleri gerekir. Aksi takdirde doyumsuzluklar ve mutsuz olan insanlar giderek artmakta. Elindeki ile yetinmesini bilmek gerekir. Bunu çocuklarınıza öğretmek de ebeveyn olarak sizin göreviniz. O’nun her dediğini yapmak iyilik değil kötülük olur. kendisinden düşük insanları tanımasını ve onlara yardımcı olmasını yaşayarak öğretin. Paylaşmasını bilmeyen hayatı boyunca mutlu olamaz..

Bu haber 4225 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Sezai Karakoç'un Kurban Bayramı Konuşması 2 Eylül 201713 Eylül 2017

GÜZEL SÖZ (RESİMLİ)




RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu


Altyapı: MyDesign Haber Sistemi