SÜMEYYE DİYARI

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NAMAZ VAKTİ

FACEBOOK SAYFAMIZ

Ebu Süfyan kızı Ümmü Habibe Ramle (r.a)

Ebu Süfyan kızı Ümmü Habibe Ramle (r.a)

Tarih 23 Temmuz 2012, 11:07 Editör A.Kerim Melleş

(Cahş oğlu Mürted Ubeydullah'dan dul kalmıştır.)

     Ümmü Habibe (r.a) Emevi kabilesinden Ebu Süfyan'ı n kızıdır. Hicretin altıncı veya yedinci senesinde Resulullah (s.a.v) Efendimizle evlenmişlerdir. Babası Ebu Süfyan ve kabilesi Abduşems, ilk zamanlarda, Resulullah'ın (s.a.v) kabilesi Beni Haşim'e İslam'a ve İslam'ın yüce Peygamberi Hz. Muhammed'e (s.a.v) şiddetle düşman idiler. İslam'ı ve İslam'a daveti durdurmak ve İslam'ı yok etmek düşünce ve kararındaydılar. Ancak buna muaffak olamıyorlardı. Derin bir umutsuzluk ve hüsranla gerilemek mecbriyetinde kalıyorlardı. Mekke'nin erkek ve kadınları müslüman oluyorlardı. Hatta Ebu Süfyan'ın kızı Habibe de bunlar arasında bulunuyordu. Kocası Cahş oğlu Ubeydullah ile dinleri uğrunda, babasının yüzünü görmemek için Habeşistan'a kaçmıştı. Kocası da, kendisi de müslüman olarak Habeşistan'a hicret ettiler. Ne hazindir ki sonraları kocası, mübeccel ve muazzam dinini terkederek Hristiyan oldu. Bunun üzerine Ümmü Habibe (r.a) ondan uzaklaştı. Bir daha onu yanına asla yaklaştırmadı. Yüce İslam dini yolunda çok zahmetler çekti. Bir taraftan kocasından ayrılmış, yalnız, hamisiz ve bakımsız kalmıştı. Diğer taraftan da Kureyş'in baş kumandanı ve harp meydanlarının kahramanlarından olan babası Ebu Süfyan'ın ve annesi Hind'in, kendisine yapacakları kötülüklerden korkuyordu. Ümmü Habibe (r.a) bu korkulara raığmen dinini de muhafaza ediyordu. Ancak sabrı günden güne daralıp tükeniyordu. Kocası mürted olduğu halde Habeşistan'da öldü. Yalnız, kimsesiz ve garip olarak yaşamaya devam etti. Ne yapacağını bilmiyordu. Her işini Allah'a (c.c) havale etti : 

     "Kim ki Allah'a tevekkül ederse, Allah ona kafidir." (Talak Suresi - 3)

     Hakikaten Allah (c.c) ona kafi geldi ve onun kefili oldu. Onu korudu. Şöyle ki : Resulullah (s.a.v) onun üzgün ve müteessir halini işitti. Büyük kalbi onun için üzüldü. Bu güne kadar çekmiş olduğu üzüntülerin karşılığını vermek istedi. Derhal Habeşistan İmparatoru Necaşi'ye bir mektup yazarak : 


     "Vekilim olarak Ümmü Habibe'yi bana al." 
dedi. Necaşi Resulullah 'ın (s.a.v) bu haberini Ümmü Habibe'ye (r.a) iletti. Ümmü Habibe (r.a) nerede ise sevincinden uçacaktı. Kalbi sürurla doldu, mesrur oldu. Ne kadar memnun kaldığını ancak Allah (c.c) bilir. Necaşi ona izzet ve ikramda bulundu. Resulullah'ın (s.a.v) yerine ona 400 dinar mihr-i müaccel ile birçok hediyeler verdi. Ona ikramda bulundu ve Hasna oğlu Serahbil ile Medine'ye yollandı. Medine'ye vardığı zaman Resulullah (s.a.v) ile akd-i nikah yapıldı. Nikahı, kendisine en yakın akrabası olan Hz. Osman (r.a) kıydı.

     Dünyanın en akıllı şahsiyetleri bile bu büyük siyaset karşısında aciz kalır. Eğer Alah'ın (c.c) nusreti olmasaydı Hz. Muhammed (s.a.v) de bu siyasette muaffak olabilirmiydi? Resulullah (s.a.v) bu evlenme ile kendine karşı olan Emevilerin düşmanlığını biraz da olsa hafifletti. Rivayet ediliyor ki:

     İslam düşmanı Ebu Süfyan bu haberi işittiğinde Resulullah'ı (s.a.v) şu sözleriyle övdü : 


     "O baş kumandandır, emirdir. Onun kolunu bükebilen var mıdır?" 
Böylece eniştesi Hz. Muhammed (s.a.v) ile iftihar etti.

     Bu evlilikle Resulü Ekrem (s.a.v), O sabırlı mücahideyi büyük bir darlıktan kurtardı. Şerefli ve büyük kabul edilen bir ailenin kızı olduğu için onu kendine küfüv olarak seçti. Çünkü küfüv olmayan birisiyle evlenmiş olsaydı Emeviler bir fitne kaparacaklar : "Bizim şerefimiz payimal oldu." yaygarasını çıkartarak kavimlerini, yardımcılarını ve bütün Arab alemini henüz pek kuvvetli olmayan Müslümanların aleyhine kışkırtacaklardı.

     Resulullah (s.a.v) Efendimiz bu hanımla evlendiğinde Ümmü Habibe (r.a) 55 yaşındaydı. Durum bundan ibaret iken iftiracıların ; "Bu kadar çok evlenmeler nefisperestliktir." sözlerinin ne kıymeti kalır? Ey inatçı müfteriler!.. Dikkat ediniz, bütün bu evlenmeler Hz. Muhammed (s.a.v) elli-altmış yaşları arasında iken olmuştur. Hz. Aişe (r.a) hariç diğer zevcelerin hepsi de dul ve yaşları da ellibeşten aşağı değildi. Bazılarının da birkaç tane yetimi vardı. Bu yaşta , bu şartlar altında yapılan evlenmeyi eğer şehvetperestlikten başka bir sebeb hamletmezseniz sizin asla insafınız yoktur ve artık yok olsun!...

     Resulullah (s.a.v) birden fazla evlenmesinde birçok yüce hikmet ve insani gayeler vardır. Öyle ki, eğer bu dine ve onun saliklerine hased edenler o hikmetleri bilmiş olsalar, derhal bu dinin azametinin ve kudsiyetinin önünde secdeye kapanırlar ve aciz olduklarını itiraf ederlerdi. Gerçeğin şu ilahi emirde açıklanmış bulunduğunu kabul ederlerdi : 


     "Allah katında din, şüphesiz İslamiyettir." (Ali İmran Suresi - 19)

     
Ümmü Habibe (r.a.) Validemizden sadır olan bir hadiseye temas etmeden geçemiyeceğim. şöyle ki : Bir gün, o vakitte, küfrün direği olan Ebu Süfyan, kızı Ümmü Habibe'yi dininden caydırmak için evine geldi. Orada bulunan yatağın üzerine oturmak istedi. Ümmü Habibe (r.a) hemen yatağı kaldırdı. Ebu Süfyan : 

     - "Kızım, yatağı mı bana layık görmüyorsun, yoksa beni mi yatağa layık görmedin?" dedi.

     Ümmü Habibe :

     - "Senin o yatağa oturmanı layık görmüyorum. Çünkü o yatak Resulullah'ın (s.a.v) oturdugu yataktır. Sen oraya oturamazsın, zira müşrik ve necissin!.." dedi.

     Ebu Süfyan öfkelendi ve :

     - "Benden ayrıldıktan sonra sana şer isabet etmiş dedi."

     Ümmü Habibe :

     - "Hayır ... Bana şer değil hayır isabet etmiştir." diye cevap verdi.

     İslam tarihi bu büyük olayı kaydeder. Bu hadise, iman nuru ile dolu olan nefislerin kuvvet ve aksiyonunu gösterir. Öyle aksiyon ki, insanın gönlündeki davası uğrunda, gözünde olan her şeyi terkettiğini gösterir. Hatta babasını, evladını ve ecdadını dahi...

     Ümmü Habibe (r.a.) Validemiz bu sözlerle babasına büyük bir ders vermişti. Öyle bir ders ki, o zamanın küfür reisi olan Ebu Süfyan'ın (r.a) kuvve-i maneviyesini sarstı ve temelinden tahrip etti. Onu umduğundan mahrum olarak geri çevirdi. Artık kızına bile sözü ve tahdidi geçmiyordu. Mü'minler bu hadiseyi duyunca Ümmü Habibe'nin (r.a) şanı daha da yüceldi. Herkes ona daha çok izzet ve ikram etmeye başladı. O'nun şahsında İslamın kahraman ruhu ta'zim ve tebcil edildi. 

     Daha sonra babası Ebu Süfyan, İslam nuru ile müşerref oldu. Müslümanlığı da ciddileşti. O, Resulullah 'tan (s.a.v) çok iyilikler görmüştü. Mekke'nin fetih gününde Hz. Muhammed (s.a.v) onu taltif etti. Şöyle ilan ettirdi : 


     - "Mescid-i Haram'a ve Ebu Süfyan'ın evine sığınanın hayatı garanti edilmiştir.

     
İşte yüce İslam dini böyledir. Daima kötülükleri affeder ve iyilikle mukabelede bulunur. Herkese müstahak olduğu derece ve mertebeyi verir. Mümkün olduğu kadar müsamaha eder. 

     Ümmü Habibe (r.a) ile Resulü Ekrem'in (s.a.v) evlenmesi, Efendimizin büyüklüğüne, çok derin basiret sahibi bir kişi olduğuna ve dürüst bir rey'e malik bulunduğuna en açık delildir. Mü'minler için O ne derece merhametliydi. Allah (c.c) bütün müslümanlardan ve anneleri Ümmü Habibe Remle'den razı olsun!.. Amin...

Kaynak: Resûlüllâhın Pâk Zevceleri,Prof. M. Mahmud El-Savvaf
Hazırlayan: Kerim MELLEŞ | www.facebook.com/KerimMelles

Bu haber 3175 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Efendimizin Pak Zevceleri

  • Sonuç
  • Hz. Mariye (r.a)
  • Ahtab oğlu Hüyeyin kızı Safiyye (r.a)
  • Haris kızı Cüveyriye (r.a)
  • Hilal Kabilesinden Haris kızı Meymune (r.a)
  • Ümeyye kızı Ümmü Seleme Hind (r.a)
  • Huzeyme kızı Zeynep (r.a)
  • Cahş kızı Zeynep (r.a)
  • Hz. Ömer'in (r.a) kızı Hafsa (r.a)
  • Hz. Ebubekir'in (r.a) kızı Aişe (r.a)
  • Zemâ kızı Sevde (r.a)
  • Hüveylid'in kızı Büyük Hatice (r.a)
  • Takdim
  • Resûlullah'ın (s.a.v) Çok Evlenmesine Umumi Bakış
  • Resûlullah'ın (s.a.v) Çok Evlenmesine Genel Bakış
  • Sezai Karakoç'un Kurban Bayramı Konuşması 2 Eylül 201713 Eylül 2017

    GÜZEL SÖZ (RESİMLİ)


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu


    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi