SÜMEYYE DİYARI

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

NAMAZ VAKTİ

FACEBOOK SAYFAMIZ

Huzeyme kızı Zeynep (r.a)

Huzeyme kızı Zeynep (r.a)

Tarih 23 Temmuz 2012, 11:01 Editör A.Kerim Melleş

(Uhud şehitlerinden Haris oğlu Abidin'in dulu idi.)

     Hz. Muhammed (s.a.v), Hafsa (r.a) Validemizden sonra Huzeyme kizi Zeynep (r.a) ile evlendi. 

     Zeynep (r.a) Validemiz imanlı, saliha, mücahide ve zorluklara tahammül edebilen bir hanım idi. Kocası Bedir kahraman ve şehitlerinden, Abdülmüttalib'in torunu ve Haris'in oğlu Ubeyde Hazretleri idi. Yani Resulullah 'ın (s.a.v) amcazadesiydi. O, tarihin bize azamatlerini, cihatların ve Allah (c.c) yolunda kendilerini nasıl feda ettiklerini gösteren Bedir Kahramalarındandır. O mücahidler ki canlarını Allah (c.c) ve din yolunda verdiler. Can ise Allah'ın (c.c) insana verdiği en kıymetli bir varlıktır. 

     Rivayet ediliyor ki : Bedir savaşında, müşriklerden Utbe, Seybe ve Velid gibi meşhur kafirler meydana atıldılar. İslam ordusuna meydan okuyarak : "Bizimle savaşmak isteyen var mı?" diye bağırdılar.
     Ensar'dan üç mücahid meydana çıktılar, hasımlarıyla mübareze ve savaş etmek istediler. Müşrikler hanımlarının kim olduklarını sordular. Ensar'dan olduklarını öğrenince : 
     "Hayır, sizinle muharebemiz yoktur, çünkü emsalimiz değilsiniz, gidiniz, amcazadeleriniz gelsinler." dediler.
     Bu savasçılar geriye geldiler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) : 

     "Ey Hamza, Ali ve Ubeyd!.. Kalkınız, Allah'ın (c.c) amansız düşmanlarıyla çarpışınız." 
buyurdular.

     Ebu Talib'in oğlu Ali (r.a) ile Utbe oğlu Velid , 
     Abdülmuttalib'in oğlu Hamza (r.a) ile Rebi oğlu Şeybe , 
     Haris oğlu Ubeyd (r.a) ile Rabia oğlu Utbe , 
birbirlerine hücum ettiler.

     
Hz. Ali (r.a) rakibini birinci darbede yere serdi. Hz. Ali (r.a) diyor ki : "Velid yere düştükten sonra baktım ki, parmaklarında zifaf kınası vardı. O zaman çok müteessir oldum." 

     İslam şehidi, büyük mücahid Abdülmuttalib'in oğlu Hz. Hamza (r.a) da Şeybe'nin lâinini tepeledi. Haris oğlu Hz. Ubeyd (r.a) ile rakibi Rabia oğlu Utbe arasındaki mücadele çok şiddetlendi. Birbirlerine darbeler indirdiler, her ikisi de yaralı olarak yere düştüler. Hamza (r.a) ile Ali (r.a) Utbe'nin canını Cehenneme yolladılar. Yaralanmış olan Ubeyd'i (r.a) alarak Resulullah'ın (s.a.v) karargahına getirdiler. Mübarek yüzünü Resulullah'ın (s.a.v) dizine koydu. Resulullah'a (s.a.v) veda etmek için gözlerini kaldırdı. Son nefesinde ne ehlinden, ne kavminden, ne yarasından ve acısından, ne de dünyanın herhangi bir şeyinden sormadı. Allah'ın (c.c) sevgilisi Hz. Peygamber' den şunu sordu :
 "Ey Allah'ın Hak Resulü!.. Ben şehitmiyim?" 

     
Daima hakikat olan şeyi konuşan Hz. Muhammed (s.a.v) ona şu müjdeyi verdi : 

     "Ben Allah (c.c) için şahidlik ederim ki sen şehidsin." 

    
 İşte Hz. Zeynep (r.a) bu kahraman şehidin zevcesi idi. Bu savaşa O asıl kadın da katılmıştı. Yaralıların yaralarını sarıp tedavi ediyor, onlara hizmette bulunuyordu. Kocasının şehid olması onu bu mukaddes hizmetten alıkoymadı, sonuna kadar devam etti. Cenab-ı Hakkın o muharebeyi müminler lehine tecelli ettirinceye kadar... 

     Resulullah (s.a.v) efendimiz, onun bu halinden, sabrından ve fedakarlığından haberdar olduğu zaman baktı ve gördü ki nafakasını temin edecek kimsesi yoktur. Bu nedenle onu himayesine almak istedi. İmanına, İslamiyetine, sabır ve cihadına ve maruz kaldığı müşkül durumuna karşılık onu mükafatlandırdı, onunla evlendi. Umutsuz ve kırık kalbini hoş ve kocasının ruhunu şadetti...

     Hz. Zeynep (r.a) sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ile evlendiği zaman 60 yaşında ihtiyar bir hatun idi. İki sene sonra vefat etti. 

     Acaba, İslam ve Muhammed (s.a.v) düşmanları bu evlenmeye de "nefsi duygusu ile yapılmış evlenmedir." diyebilirler mi? Bu birleşmenin mübarek gayesini nasıl görürler?.. Burada da bir iftiraya, insaf ve vicdansızlığa yer verebilecek bir durum görülebilir mi?.. Alemlere rahmet olarak gönderilen Yüce Peygamber Hz. Muhammed'in (s.a.v) bu kadar yüce Peygamber ulvi ve insani şefkat ve merhametini kabul etmek gerekir. Yoksa hakikatler karşısında körü körüne inat ve insafsızlık, aklı başında olan insan karı değildir. 

     Kindar, insafsız ve vicdansız İslam düşmanı olan misyoner kılıklılar Allah'dan (c.c) korksunlar. İlmin gerektirdiği şekilde hareket etsinler. Hasis emelleri için tarihe hıyanet etmesinler. Acaba, şarka gereken İslam kültürünün, İslami ve Hz. Muhammed'i (s.a.v) kötülemek için mi bu bilgileri öğrendiler? Yazıklar olsun onlara ki yarın kıyamet gününde yüzleri kara çıkacak... 

     Ey müşrikler!... Biliniz ki attığınız O şerefsiz ve insafsız oklar hedefe isabet etmedi, etmeyecektirde... Hasis emelleriniz ve umduklarınız boşunadır. Zira Hz. Muhammed (s.a.v) münezzeh ve müberradır. Sizin söyledikleriniz hep yalan, riya ve zandan ibarettir. Zan hiçbir şeyi halletmez. Allah (c.c) hakkı söyler ve hakka hidayet eder. 

Bu haber 1658 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Efendimizin Pak Zevceleri

  • Sonuç
  • Hz. Mariye (r.a)
  • Ahtab oğlu Hüyeyin kızı Safiyye (r.a)
  • Haris kızı Cüveyriye (r.a)
  • Hilal Kabilesinden Haris kızı Meymune (r.a)
  • Ebu Süfyan kızı Ümmü Habibe Ramle (r.a)
  • Ümeyye kızı Ümmü Seleme Hind (r.a)
  • Cahş kızı Zeynep (r.a)
  • Hz. Ömer'in (r.a) kızı Hafsa (r.a)
  • Hz. Ebubekir'in (r.a) kızı Aişe (r.a)
  • Zemâ kızı Sevde (r.a)
  • Hüveylid'in kızı Büyük Hatice (r.a)
  • Takdim
  • Resûlullah'ın (s.a.v) Çok Evlenmesine Umumi Bakış
  • Resûlullah'ın (s.a.v) Çok Evlenmesine Genel Bakış
  • Sezai Karakoç'un Kurban Bayramı Konuşması 2 Eylül 201713 Eylül 2017

    GÜZEL SÖZ (RESİMLİ)


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu


    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi